28 Aralık 2012 Cuma

Never Let Me Go




ben daha florence + the machine in olup da kotu olan bi sarkiya rastlamadim.

26 Aralık 2012 Çarşamba

ikibinoniki

Bok gibiydi.

Oylesi bokun bokuydu ki su an 2013 e bi hedef koyayimcilik, yeni yildan bir seyler bekleyeyimcilik yok icimde.
Neyse ki bu aralar kendimi zorlama itekleme konusunda master levele ulastim. Suraya bi seyler ciziktireyim de bari, yasam sevincim portlesin. Evet evet o kadar bok gibi. Yani blogdan portlesin. O kadar umutsuzum.

Simdi bi bakalim 2012 de neler yapmisim.
Bunu fotograflarla yazmak cok sukela olurdu farkindayim ama yapamayisimin iki gecerli nedeni var:
1. Yeni bilgisayarimdayim
2. Zaten dogru duzgun de fotograf cekmemistim. Dedim ya, boktan bi yil oldu.
Simdii neler yaptigima senenin basindan girersek,

# Yilbasinda deliler gibi icip sarhos oldum ve yeni yila okuzumsu bi hangoverla girdim. (alkis)
# Tam yilbasi gununde nurtopu gibi bi arabam oldu. Tatlis mi tatlis seker mi seker tiptopumu kullanmaya subat-mart gibi baslayabildim.
# Tirnak susleme konusunda bi takinti gelistirdim, aslinda bu guzel oldu. Cok iyi cok da guzel oldu.
# Bir suru el isi seyi yaptim.
# Bir suru odev yaptim, ortalamami costurdum.
# Cilginlar gibi kilo verdim, hastalaninca geri aldim.
# Sevgilimin gozunu cikardim. (Bir sene icinde kendini asla affedemeyecegin ilk 3 hatayi yap #1)
# Cesmeye tatile gittim. Cidden cok guzeldi. Hep cok merak ettigim Alacati'yi da gezdim. Cesme sonrasi arkadaslarimla Gulluk'te bir-iki gun gecirdim.
# Okulda en sevdigim hocamin yaninda staja girdim. Sonucunda akademik calismaya karar verdim. Yani hayatima nasil yon verecegimi secmis oldum. Hayirlisi.
# Cilginlar gibi spor yaptim, vucut gelistirdim. Bi ara tas gibi tricepsim ve cercevesi belli karin kaslarim, uc parcali kalflarim vardi. Tabi ki alkol ve duzensiz hayatla cogu gitti.
# Ozel hayatim hic bu kadar bok olmamisti. En iyisi oraya hic girmeyeyim. (Bir sene icinde kendini asla affedemeyecegin ilk 3 hatayi yap #2, #3.)
# Gullukte kardeslerim, kuzenlerim ve arkadaslarimla cok eglendim, sorumsuz gencler gibi davrandim. Tabi ki sonu guzel olmadi.
# Iki kere Adapazari'na gittim. Boylece kendime verdigim bi sozu de cignemis oldum. Gerci bundan pismanlik duydugumu soyleyemiycem. Iyi ki gitmisim. Birinde kucukluk arkadasim olmustu hem.
# Yuksek lisansa Amerika'ya basvurmaya karar verdim. Bu basvuru ve kabul sureci 2012-13 e yayiliyor sanirim daha cok.
# Bilgisayar muhendisligi okumama ragmen bir leptopum hatta bilgisayarim bile olmamisti. Istememistim daha dogrusu. Bir kac gun once 13" MacBook Pro'ma kavustum.

Dusununce mal varligi acisindan oldukca zengin bi yil olmus. Kimbilir kac bin tane de kiyafet almisimdir. Duygusal ve sinirsel acidan agzima sicti gerci. O yuzden bir an once bitmemesi icin, 3 Ocak'a yetisecek odevim disinda bir sebep gormuyorum.

# Saclarimi uzattim.

Yilin basinda 'Hic bir masala prenses olamayacak kadar kisa sacliyim.' diye huper filozofik bi laf etmistim. Bu yil uzun sacliyim. Yani, lutfen, masal olmasa da, bi masalin hayalini bile kuramayacak kadar haddimi bildirildim, kabus almayayim.


Bu yil icin daha cok kisisel hedefler koydum.

* Ne zaman ne istedigine dikkat et, oluyor.
* Kimseye kusur bulma, senin de basina geliyor.
* Hic bir sey icin buyuk konusma, yapmam dedigin her seyi bir bir yapiyorsun.
* Bazi seylerden zamaninda vazgecmeyi bil. Kiyamadikca, hepsi birden guzel, herkes birden mutlu olsun istedikce her seye ayri ayri siciyorsun.
* Her zaman duygusal davranma, aklinin soyledikleri daha dogru ve aslinda daha mutlu ediyor.
* Verdigin sozleri tut, daha fazla pismanligi kaldirabilir misin bilmiyorum.

Ve her zaman kendime koydugum kurallar,
- Her gun bol bol fotograf cek.
- Farkli seyler yap ki bir suru anin olsun.
- Sporu, iyi yemegi ve arkadaslari eksik etme.
- Daha cok disari cik, gez, eglen.

Bir de bunlarin hepsi disinda, kayak tatili yapmak, belki amsterdama gitmek, yuksek lisansa ve asistanliga kabul edilmek gibi planlarim var. Bu yazi yeterince skici olmasaydi eklerdim. Cidden bak.

Now playing: Cake - Long Time


Neler Pesindeyim


Simdilerde bir cok sey yapiyorum aslinda. Hayatim yetisemedigim bir hizda degisiyor. Bu arada ugrastigim gereksiz isleri de buraya yazayim dedim.


Saclarimin rengini acip, turuncuya dondurmek gibi bi dusuncem vardi. Hazir yazin iyice acilmisken yapayim diyordum. Ablamin boyasinin birazini onlere denemek icin surdum. Tam bir cingen bebesi gibi bi kac gun ortalikta gezdim. Burda cici gibi gorunebilir ama. Begenmedim tabi ki de hic. Hemmen gecen seneden kalan petrol mavisi boyayla boyadim. Sadece orayi degil butun ustlere yettigi kadar surdum tabi butun kafami boyamaya yetmedi. Mavi boya nasilsa hizlica akan bozulan bi sey. Bi kac yikamada iyice aksin yeni bi mavi alip her yerini mavi boyiyim diyorum. Kuyruklardaki (artik kuyruk da degiller bühühüh) kirmizilari da usenmezsem koyulastiricam bi ara. Her yeri acik sacla turuncumsu guzel duruyolardi ama mamiyle iii-ih.
Neyse neticede acik renk sacin bana gitmedigini anladim. Zaten sevdigim bi sey degildi, hayatim boyunca sacim acik kahverengi olsa siyaha boyatirdim diyip durmustum. Hakliymisim.
Fotograflarda tuvaletimizin super hiper estetik borularini goruyosunuz cunku evdeki tek sari isik tuvalette ve sacimin rengi (aslina bakarsaniz butun kil-tuy sari isikta daha net gorunur) en iyi burda gorunuyo. Florasan isiginda maviye maviye denmiyor pek.
Bi de yazin kesfettigim ve herkeslerden ovgu alan manikurumu denedim tekrar. Aslinda elimdeki kirmizi ojeleri cikarmaya usendim diyebiliriz. Bi kac gun boyle gezicem.
Bi ara da bi iki senedir emek ettigim hepsi birer sanat harikasi manikurlerimden de bahsedeyim. 
Amman unutmayayim.

Bi de bu ara takildigim sarkilardan bahsedebilirim. Bilemiyorum. Kafama eserse. Bunun gibi mesela:



come on skinny love just last the year

24 Aralık 2012 Pazartesi

Gittim Yedim - Pizzaci Altan

Az once mukkemmmel bi yemek yedim. Kicimi ufak capli bi gezegen uydusu kivamina getirmekte adim adim ilerliyorum. Durun anlatayim.
Pizza hazir yemek konusunda favorilerimden biri degil. Oooyle arada bir canim isterse yedigim bi sey. Di yani, oyleydi. Bugun oyle guzel bi pizza yedim ki bu gercek her an degisebilir.
Kubilay bebisimin buradan ogrendigi Pizzaci Altan'a gittik bugun birlikte. Ankara'da Kennedy caddesinden asagi inerken sagda. Tahmin ettigimizden kucuk, kucucuk bi yer. Bufe gibi daha cok. Menusunde yazana gore 2 yil Alman ve  Italyan pizzacilarla birlikte calismis.
Oncelikle en onemlisi, adamlar acayip guler yuzlu. Calisanlari guler yuzlu olunca bi yere, saman da verseler tekrar gidermisim gibi geliyor. Pizzanin incecik citir citir hamuru, harika ve bol malzemesi var. Domates ve zeytinli pizzayla karisik pizza yedik. Ikisine de BAYILDIM. Bi kere peyniri oyle diger yerlerde oldugu gibi lastik gibi kasarlardan degil. Malzemesi oldukca tatmin edici. Pizzanin en sevdigim yani kekigiyle birlikte bol sarimsakli olmasiydi. Amerika'da yedigim Dominos pizzasinin burdaki gibi misir unu yerine peynir tozuna bulanmis olmasini sayiklayip duruyordum, sarimsak bu boslugu gayet guzel doldurdu.
Yemekten sonra vermek uzere bize oracikta iki tane kurabiye pisirdiler. Damla cikolatali lezzetli mi lezzetli bi kurabiyeydi. Normalde yemekten sonra, hele hemen sonra, hayatta tatli yiyemem ama onu hemencik luplettim. Sadece kurabiye de degil, yemek sirasinda, sonrasinda ictiginiz caydan turk kahvesinden de asla para almiyorlar.
Fiyatlara gelince, boyle kaliteli bir yemek icin cidden cok komik. 30 cm lik pizza icindeki malzemeye gore ya 10 ya da 12 lira. Ustune de bin tane cay kahve iciyosunuz kurabiyenizi yiyosunuz. Oh mis.

Yedigim en guzel pizzalardan biri diyebilirim. Siddetle tavsiye ederim. O tarafa gittigim her seferinde yemeyi dusunuyorum ben sahsen. Omnomonom.


Now Playing: http://youtu.be/fua5EtFNteU