26 Ocak 2012 Perşembe

BEŞ!

Bugün çok özel, çok güzel bi gün. Tam 5 yıl önce bugün dünyanın en harika insanıyla tanıştım çünkü. O günden itibaren konuşmadığımız gün olmamıştır dersem başım ağrımaz, o kadar yani. Çevremde hiç kimse kalmamışken tek başına yanımda olan, en zor zamanlarımda bana yardım eden, o günden beri bana azıcık bile yalnızlık hissi çektirmeyen bi kubilayım var benim.
Burdan da tekrar 5. yılımız kutlu olsun en sevdiğim. İyi ki varsın.
Bir de artık gelenekleşmiş bir dilek olarak. Beş yüz yıl olsun, beş bin yıl olsun.

Ne yaptığımıza gelirsek.
Uzun zamandır aklımızın köşesinde olan Çin Seddi'ne gittik. Adından da anlaşılabileceği gibi bir çin yemeği restoranı. Japon yemekleri de mevcut. Noodleı sushiyi Amerika'ya gitmeden çook önce keşfetmiş ve çok sevmiştik. Orada açık büfe çin yemekleriyle kendimizden geçmiştik. Bi restoranda ikimiz de birer günlüğüne çalışmıştık bile :D Sonra Kubilay'ın Taylandlı bir oda arkadaşı olmuştu. Bir sürü çinliyle bir arada kalmıştık.
Yani uzak doğu yemeklerini seviyoruz ikimiz de.

Çin Seddi Hoşdere caddesinde (bilmeyenler için Ankara) çok cici bir çin lokantası. Baştan söylüyorum, ben bayıldım. İçerinin dekoru, yuvarlak masaları (hatta Kubişin dikkatini çektiği üzere kasanın kapı girişinde olması bile) tam çin işi :D Fiyatları bir çin lokantasına göre demeyeceğim, herhangi bir lokantaya göre çok uygun. Porsiyonları kocaman, çeşidi bol, menüleri çok çeşitli(başlangıç, ana yemek ve eşlik edecek tadları gönlünüze göre seçebiliyorsunuz). Dışarıda o fiyata o kadar çok yemek yiyeceğiniz bir yer yoktur herhalde, hem de çin yemeği. Ayrıca aşçıları da çinli. (Ben gördüm :D)

Peki ne yedik? Sitelerinde ve yemeksepetinde de görebileceğiniz eko menüleri aldık. Ben chicken chinese menü aldım Kubis de beef Chinese. (Sushilere de bi ara aklım gitmedi değil hani :D) -Burada şunu belirtmek isterim, yemek sepetinde bazı çeşitleri kaldırmışlar. İnternet sitelerinde telefon numaraları var, sipariş de verilebiliyor sanırım. Şipariş edeceğinizde internetten bakıp telefonlar sipariş etmenizi öneririm.

Bu menülerde neleri seçtiğimizi ve tadlarını tek tek yorumlayacak olursak.
Başlangıçlarımız:
Kubilay kızarmış çin mantısı sipariş etti. Şu gavurların dumpling dediklerinden. (Kubis orda çalıştığı gün bunu yapmayı öğrenmiş :D)
Şöyle söyliyim. Oraya gidip de bunu yemeden dönerseniz ayıp etmiş olursunuz. Öyle güzel. Bugünkülerin içinden favorimdi diyebilirim. Tadı kıymalı böreğe benziyor. Üzerine soya soslu sarımsaklı sosu döktüğünüzde tadından yenmez bi şeye dönüşüyor.
Farklı bir şeyler tadalım dedik ve ben de spring roll da denen çin böreğinden aldım. Bunun da içinde iceberg, havuç gibi salata malzemeleri var. Avuç içinden biraz daha büyük bir dürüm halinde kızartılmış bir börek. Bunu da yine çok sevdim.
Ana yemeklerimiz:
Şansımı denemek istedim ve mançuryen usülü tavuk söyledim. İyi ki de öyle yapmışım. Çok beğendim. Dışı unlu bir sosla kaplanmış kızarmış tavuk parçaları, uzak doğuluların adeti olarak az pişirilmiş havuç, kabak, taze soğan ve biber vardı. Çok güzel bir tavuk yemeği, bunu da tavsiye ediyorum.
Bu arada bu yemeklerin hepsi default olarak hafiften tatlılı, soya soslu bir krema içinde geliyor. Aynı noodle da olduğu gibi.
Kubilay ana yemek konusunda biraz daha güvenli sularda yüzdü ve brokolili sarımsaklı dana eti söyledi. Bu yemek de yine çok güzeldi. Az pişmiş sebzeler, brokoli ve çok güzel pişmiş bir et. Et o kadar yumuşaktı ki ağızda dağılıyordu. Oldukça başarılı.
Yemeğe eşlik etmesi için:
Kubilay çok karıştırmak istemediğinden sade pilav söyledi. Bu pilavın bildiğimiz pilavdan farkı, uzun ince pirinçten yapılmış ve yağsız olması. Çubukla kolay yenilebileninden. :D
Ben de yine çok karıştırmamak için sebzeli noodle aldım. Noodle da diğer çin lokantalarında yediğimiz gibi bir noodle işte. Tabi ki kalitelisinden :D
Bir de içecek.
Bu saydıklarımın hepsi öyle büyük porsiyonlarda geliyor ki, ikimiz de noodle, pilavı bitiremedik. Çin böreğinin 3/4 ünü yedik ve ana yemeklerimizdeki sebzelerin bi kısmını bıraktık. Tıka basa doymuş, şişmiş karnımızı yemeğin üstüne içtiğimiz yeşil çaylar bile yatıştıramadı :D Bir menü iki kişiyi rahatça doyurabilecek içeriğe sahipti.

Verdiğim linklere tıkıldadıysanız fiyatları görmüş olmanız lazım zaten ama ben yine de söyleyeyim. Tavuk menünün fiyatı 19.5 TL ve dana menü de 23.5 TL. Dışarıda başka bir şey yemeye kalktığımızda içeceğiyle birlikte bu fiyata yakın bir şeyler illa ki veriyoruz zaten. E vermişken hizmeti güzel, yemeği güzel, çok çok yemeli bir yere neden gitmeyelim di mi?

Bi de Hoşdere'de olmasaydın Çin Seddi, kurtuluşun yoktu olm. Paket servise kaldık artık.

NOT: Orada gerilip çekindiğim için fotoğraf çekemedim. Böyle de bir angutluk. O zaman bir dahaki gidişimize fotoğraflı ve farklı yemekli bir post vaat ediyorum.
Vaadin de böylesi.
Onlar yerine şöyle bi fotoğrafa alalım sizi:

25 Ocak 2012 Çarşamba

Font Olayı

Pazartesi günü okulumuzda yeni açılan yüksek lisans programı Game Technologies'in GateWay etkinliğine katıldık. Daha mezun vermemiş bu çiçeği burnunda programda okuyan öğrencilerin bu dönem yazdıkları programları tanıttığı bir etkinlikti. Her oyun herkese hitap edebilecek kadar güzel olmasa da (1-2 kişi tarafından bir dönemde kodlandıklarını düşünürsek hele) aralarında çok başarılı bulduğum oyunlar da vardı.
Yalnız bir oyun hariç tüm oyunlarda kullanılan fontları seçimleri bana göre hiç de güzel değildi. Alelade fontlar seçilmiş, belki de hiç font seçmekle uğraşılmadan yazılar yazıverilmiş gibiydi. Yeni karakterlerin yaratıldığı o kadar emek harcanmış oyunlarda yıllardır gördüğümüz, artık daral gelmiş fontların kullanılması pek de hoş değil.
O yüzden bugün "bak evladım böyle güzel, değişik fontlar da var" tadında bir post hazırlayayım dedim.
Öncelikle canım gülüm abduzeedonun fontlarından başlayalım. "Friday Fresh Free Fonts" başlıklı bir font dosyası var, her cuma birbirinden güzel ve ilginç fontlar oluyor. bir kaç örnekle açıklayacak olursak:
Almelo



vee son olarak da vazgeçilmez adres dafont.com. Bir site bir poster efendime söyleyeyim bir şeyler yapacakken bakılan ilk adres.Çeşit çeşit farklı font var. Bakmaya doyamazsınız.

13 Ocak 2012 Cuma

Galaksiye Notumuz Var!

Yarınki finalime çalışmaya pek eğlenceli bir haber için ara veriyorum.
Karikatür okumayı çok seviyorum. Sabahlara kadar bulduğum her karikatürü okuduğum oluyor. Eh haliyle Erdil Yaşaroğlu'nu da çok seviyorum.
Kendisi 28 Aralık'ta dünyanın en büyük karikatürünü çizerek Guinness'e girmiş.

Şuradan pek eğlenceli videolarını izleyebilirsiniz.
Benim acayip hoşuma gitti. galaksiyenotumuzvar.com'u ziyaret edip fotoğraflara da bakabilirsiniz.
Bence çok tatlı!
^^


' Sitede arkaplanın karikatürün kendisi olduğunu farkettiniz mi?

12 Ocak 2012 Perşembe

Fotografium Canon 600D hediye ediyor!


Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.


sizce de mükemmel değil mi?

9 Ocak 2012 Pazartesi

Rotar

Finaller sebebiyle yaklasik bir hafta bu alemlerde yokum.
Ben yokken inboximi denisik denisik reklamlarlan dolduruyomussunuz mesela, olur mu olur.

#gunluk

5 Ocak 2012 Perşembe

Ufaklık

Yeni yila cok hizli girdim. Oyle boyle degil. Tam 31 aralik gunu mini mini kipkirrmizi bi arabam oldu. Adi tiptop. Annem koydu. Kendisi 98 model bi renault twingo, haliyle oldukca minnak.
Henuz nasil kullanilacagiyla ilgili bi fikrim yok :D evet ehliyetim uc yildir cuzdanimda kimlik niyetine geziyor.
Bu ara cilginlar gibi odev-finalle sarmalanmis oldugumdan calismayi da somestr tatiline birakmak zorundayim.
Ufaklik iyice bi dinlensin garajda bakalim. Ben kullanmayi ogrenene kadar bu gunlerini cok ariycak.